Rıza Kayaalp: Güreşçi olmasaydım eğer...

Dünya ve Avrupa şampiyonu, olimpiyat ikincisi milli güreşçi Rıza Kayaalp, "Güreşçi olmasaydım atletizmde 100 metre koşucusu olabilirdim." dedi.

  • GİRİŞ14.03.2017 12:27
  • GÜNCELLEME14.03.2017 12:27
Rıza Kayaalp: Güreşçi olmasaydım eğer...

Rıza Kayaalp, AA muhabirine yaptığı açıklamada, güreşe çok küçük yaşta başladığını belirterek, "Ben 6-7 yaşlarında isteyerek güreşe başladım. Güreşçi olmasaydım, başka bir imkanım olur muydu, istediklerime kavuşabilir miydim? Orası muamma. Güreş eğitim merkezi olmasaydı, ben bu başarıları ülkeme kazandıramazdım." diye konuştu.

Güreş dışındaki sporlara da yatkınlığı olduğunu dile getiren Rıza, şunları kaydetti:

"Futbolda da iyiydim. Okullar arası turnuvada Yozgat birincisi olduk. Sonra Gaziantep'e gitmiştik ve orada üçüncü olmuştuk. Altyapı hocası beni defans için seçmişti. Gayet de iyi oynuyordum. Şu anda bile kiloma rağmen hızlıyımdır. Mesela, atletizmde kısa mesafede iyi koşuyorum. Çok hızlı bir atlet olabilirdim. Zaten küçükken ya kısa mesafe koşusu ya da güreş yapardık. İkisine de meyilim vardı. Atletizmde 100 metre koşucusu olabilirdim. Spora yatkınlığım var. Halterci de olabilirdim. Halterde çok güçlüyüm. Beni tanımayanlar halterci olup olmadığımı soruyor. Halterci fiziğimin olduğunu söylüyorlar. Gerçekten halterci olabilirdim çünkü doğal bir gücüm var. Şu anda bile 180-200 kiloyu omuzlayabiliyorum."

"Yüksek lisans yapmaya devam ediyorum"

Rıza Kayaalp, faal spor yaşantısının yanında akademik kariyer de yaptığını belirterek, "Üniversiteyi bitireli 3 yıl oluyor. Üniversite bittikten sonra yoğun bir takvimim vardı. Her sene Avrupa ve Dünya şampiyonalarına katılıyorum. Arada olimpiyatlar oldu. Bu dönemdeki yoğunluktan dolayı öğretmenlik yapmıyorum. Olimpiyat bittikten sonra yüksek lisans yapmaya karar verdim ve Yozgat'ta Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu açıldıktan sonra kaydımı yaptırdım. Şu an yüksek lisans yapmaya devam ediyorum. Bir sporcu olarak hem başarılarımızı, hem de akademik kariyerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz." diye konuştu.

Milli güreşçi, kamp aralarında memleketi Yozgat'a vakit geçirmeye çalıştığını anlatarak, "En boş zamanımız Dünya Şampiyonası'ndan sonra oluyor. O zamanlarda okullara gidip çocuklarla bir araya geliyoruz. Tecrübelerimizi onlara aktarıyoruz. Onlara yön vermeye çalışıyoruz. Onun dışında farklı aktivitelerle uğraşıyorum. Dağcılık yapıyorum, futbol oynuyorum, yüzmeye giderim. Bu sürede özlemek için güreşten uzak durmaya çalışıyorum." ifadelerini kullandı.

"İhtiyacı olan insanlar bu sporu yapıyor"

Rıza Kayaalp, güreşin zor bir spor olduğunu ve genelde maddi durumu iyi olmayanların bu sporu yaptığını vurgulayarak, "Devletimizin ödülleri düşse de yine iyi şartlar var. Eskiye baktığımızda ödüllerde yüzde 70-80 gibi bir düşüş var. Bundan sonra gelecek kardeşlerimiz için iyi değil. Çünkü bu işi yapan sporcular zengin değil. Aile zengin olsa zaten böyle ağır bir sporu çocuğuna yaptırmaz. O yüzden hep ihtiyacı olan insanlar bu sporu yapıyor." şeklinde görüş belirtti.

İlk aldığı ödülle ailesine ev aldığını söyleyen milli güreşçi, "Ben 16 yaşında kazandığım ödüllerle gidip ev aldım. İleriyi düşünerek bunu yaptım. Şu anki arkadaşların öyle bir imkanı yok. Yıldız ve gençler kategorilerinde dünya şampiyonu olsalar bekli zor bir ev alırlar. Şu anki imkanlar iyi değil ama Allah'a şükür biz daha önceden bu işi yaptığımız için belli bir kazancımız oldu. Bununla da arsa ve dükkan gibi yatırımlar yaptık." değerlendirmesinde bulundu.

"Evlilikle ilgili planlamam yok çünkü aday yok"

Rıza Kayaalp, evlilikle ilgili herhangi bir planlaması olmadığını dile getirerek, "Evlilikle ilgili bir planlamam şu anda yok çünkü aday yok. Aday olsa belki planlama olur. Cumhurbaşkanımız da soruyor, 'kesin haber et' diyor. Kendisini ziyaret ettiğimizde Diyanet İşleri Başkanımız da söyledi. 'İmam nikahını ben kıyarım' diyor. İnsanlar hep soruyor. İstiyoruz ama istediğimiz gibi birini bulamayınca... Sonuçta nasip. İnşallah zamanı gelince karşımıza çıkar." diye konuştu.

"Günde 500 gramdan aşağı et yemiyoruz"

Rıza Kayaalp, yaptıkları ağır spor nedeniyle iyi beslenmeleri gerektiğini vurgulayarak, "İyi çalıştığım zaman iyi yemek yerim. Et olmazsa olmaz. Bunun yanında karbonhidrat da almak lazım. Günde 500 gramdan aşağı et yemiyoruz. Bunun yanında pilavı, makarnası da var. İyi antrenman yapmak için iyi beslenmek gerekiyor. Bizim işimizde yetenek yüzde 50, diğer yüzde 50 ise çalışma, yemek ve dinlenme." ifadelerini kullandı.

Bu habere ilk yorum yapan sen ol

Sonraki Haber