Uğur Meleke, 'Takım elbiseli holiganizm son bulmalı' dedi! TFF başkanlığına aday oldu

Spor yazarı Uğur Meleke, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

GİRİŞ 02.07.2026 15:00 GÜNCELLEME 02.07.2026 15:35
Bu Habere 14 Yorum Yapılmış

Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) başkanlığına sürpriz bir aday çıktı.

Futbolseverlerin ekranlardan tanıdığı spor yazarı ve yorumcusu Uğur Meleke, TFF başkanlığına aday olduğunu açıkladı.

Hürriyet'te kaleme aldığı köşe yazısında Türk futbolunun mevcut yönetim anlayışını eleştiren Meleke, bilim, inovasyon ve liyakat odaklı bir dönüşüm hedeflediğini belirtti.

TFF'nin yaklaşık 8,5 milyar liralık bütçeye ve büyük bir ekonomik hacme sahip olmasına rağmen sürdürülebilir sportif başarı üretemediğini savunan Meleke, "Bu tabloyu değiştirmek için TFF başkanlığına adayım. Bilimi ve inovasyonu merkeze alan bir anlayışla Türk futbolunu üç yılda hak ettiği yere taşıyacağıma inanıyorum." ifadelerini kullandı.



İşte Meleke'nin Hürriyet'teki spor yazısının devamı:

2024’te de açıkça yazmıştım, TFF başkanlığına adayım. Daha doğrusu “TFF başkanlığına aday adayıyım”. Bugün TFF başkanlığına aday olmanız için önce 5 kulübün onayını, kongre günü adaylığınızın kesinleşmesi için 64 delegenin imzasını toplamanız gerekiyor. Zaten toplam 320 delege var. Bunların 126 tanesi Süper Lig, 38 tanesi 1.Lig kulübü yöneticileri. Takdir edersiniz ki delege sayısı bu kadar az olunca, siyasi angajmanı bulunmayan benim gibi sade bir vatandaşın 64 imza toplayıp aday olması mümkün değil.

Eğer bir gün yetki bende olursa değiştireceğim ilk şey şu: TFF kongresindeki delege sayısını 10 bine çıkaracağım. Eski-yeni tüm milli futbolcuları, Süper Lig’de görev yapmış tüm teknik adamları, hakemleri, futbol ailesinin her kategorisinden belli sayıda temsilciyi, gazeteciyi, doktoru, gözlemciyi (elbette uygun oranda) delege yapacağım. Yeni bir TFF seçim modeli yaratacağım. Şu anda Türk futbolunun patronunu seçen 320 delegenin sadece 5’i futbolcu, 4’ü teknik direktör, 4’ü hakem! Geri kalan 300 küsuru inşaatçı, ayakkabıcı, ihaleci, şucu-bucu! Bir teknik direktörseniz, TFF delegesi olmanız için A milli takımı çalıştırmanız gerekiyor şu anda. Hakemseniz Şampiyonlar Ligi’nde maç yönetmiş olmanız gerekiyor. Ama bir ikinci lig kulübü başkanıysanız delegesiniz otomatikman. Futbolun kaderini sahanın içindekilerin, sporcuların, antrenörlerin, hakemlerin belirlememesi tuhaf değil mi sizce de? TFF Başkanı olduğumda değiştireceğim onlarca şey var aslında. Ancak en hayati gördüğüm 10 tane başlığı paylaşıyorum izninizle.

1-) LİGİ 16 TAKIMA DÜŞÜRMEK

16 takımlık-30 haftalık Süper Lig, 5 Avrupa bileti ve 4 küme düşeniyle son maça kadar herkesi yarışta tutacak. 240’ta 240 kaliteli müsabaka olacak hedef. Boş haftalar, Avrupa kupalarındaki temsilcilerimize ve milli takıma nefes aldıracak. Üst üste iki hafta içi Avrupa maçı olduğunda hafta sonuna lig koymama özgürlüğü getirecek. İki “kupa hafta sonu” takvimiyle, Türkiye Kupası’na olan ilgi de artabilir bu sayede.

2-) LİG FİKSTÜRÜNÜ SERBEST BIRAKMAK

Milli maç öncesine derbi koymama saçmalığını tarihe gömmek. Tümüyle önceden atanmış derbi haftalarından vazgeçmek ve bütün takımları eşit koşullarla kuraya sokmak.

3-) HAVUZ DAĞILIMINA TRİBÜN KRİTERİ

Halen yayın havuzunun yüzde 48’i tüm takımlara eşit, yüzde 46’sı puan primi, yüzde 6’sı da sıralama primi olarak dağıtılıyor. Benim amacım, bu üç kriterin yanına “tribün kriteri”ni de eklemek. Stadına daha fazla seyirci çeken kulüp, havuzdan da daha fazla pay almalı. Osasuna kulübü, Pamplona’da doğan her bebeğe bir forma, bir logolu biberon ve bir de 50 Euro’luk banka hesabı hediye ediyormuş mesela. Bizim kulüplerimiz de statlarını doldurmak için ekstra fikirler üretmeli. Ayrıca mevcut yayın havuzundan her galibiyete yaklaşık 12 milyon, beraberliğe 6 milyon lira ödeniyor. Beraberliğe 6 değil, 4 milyon ödenmeli. Beraberliğin cazibesi düşürülmeli.

4-) YABANCI SINIRINI TARİHE GÖMMEK

20 yılda 14 kez değiştiği için artık hiçbir ciddiyeti kalmamış, bence Türk futbolunda cehaletin simgesi olan yabancı sınırını tarihe gömmek. Onun yerine “yabancı vizesi uygulaması” getirmek. Bir yabancı futbolcunun Süper Lig vizesi alabilmesi belli bir puan toplaması koşulu oluşturmak. Sporcunun yaşı, ülkesinin FIFA sıralaması, geldiği ligin kategorisi, üst ya da alt grup millilik, geçtiğimiz sezon oynadığı müsabaka sayısı gibi kriterlere puanlar atamak. Ve totalde belli bir puana ulaşan sporcuya vize vermek. Premier Lig’de benzer bir “15 puan” koşulu uygulanıyor. Biz tabii ki kendi ligimizin seviyesine uygun kriterleme yapacağız.

5-) KULÜPLERE TEKNİK ADAM SINIRI

Nasıl bir teknik direktörün bir sezonda maksimum iki takımla sözleşme yapma sınırı varsa, aynı koşulu kulüplere de getirmek. Herhangi bir sebeple bir yılda ikinci teknik adamıyla da yolları ayıran kulübe altyapı sorumlusuyla sezonu tamamlama zorunluluğu. Böylece teknik adam müessesesini kuvvetlendirmek.

6-) TAKIM ELBİSELİ HOLİGANİZM SON BULMALI

Ben Türk futbolunda bir “hakem sorunu”ndan çok “yönetici sorunu” olduğunu düşünenlerdenim. 6222 sayılı sporda şiddet yasasının da, futbol disiplin talimatının da yeniden yazılması, ne işe yaradığı bilinmeyen 45 günlük hak mahrumiyeti gibi komikliklerin yerini caydırıcı cezaların alması, ‘takım elbiseli holiganizm’in son bulması gerek.

7-) BOĞAZİÇİLİ-ODTÜ’LÜ HAKEM KADROSU

Elbette hakem kadrosunun da geliştirilmesi bir başka hedef. Amaç, çok daha iyi maaşlarla Türk futbolunda Boğaziçili, ODTÜ’lü hakemlerin sayısını artırmak, hakemliği beşinci sanayi devrimine hazırlamak. Zaten birkaç sene içinde tüm saha çizgileri şahin gözü teknolojisiyle donatılacak. Futbol toplarında ve kramponlardaki küçük çipler sayesinde aut-korner taç-ofsayt gibi dertler kalmayacak. Temasların şiddeti hakemin saatine gelecek. Hakemlik hususunda mafyatik jargondan çıkıp, inovasyon ve bilime yönelmeliyiz hızla.

8-) MİLLİ TAKIM PRİMLERİNİ KALDIRMAK

Milli takımın potansiyelini tam anlamıyla ortaya çıkarabilmek için de ciddi bir reforma ihtiyaç var. İlk iş olarak A milli takım primlerinin kaldırılarak yatırımın alt yaş gruplarına kanalize edilmesi gerek. Ulusal takımı şehir şehir dolaştırmak yerine bir ‘milli takım stadı’ ve ‘milli takım taraftarı’ kültürü de yaratılmalı. Gürsel Aksel Stadı’nın çok yakışacağını düşünüyorum mesela milli takıma.

9-) TFF BÜTÇESİNİ ALTYAPIYA YÖNLENDİRMEK

TFF’nin 8 buçuk milyar liralık (yani yaklaşık 180 milyon dolarlık) giderinin dağılımını değiştirmek. Mesela 2025-26 faaliyet raporunda görünen 171 milyon liralık teşkilat gideri makul müdür? Engelli futbolu giderleri 9 milyon iken teşkilatın gideri neden 171 milyon liradır? Bu tarz gider kalemlerinin kısılması, altyapılara, sokaktaki çocuğa aktarılması gerekmez mi?

10-) TFF PERSONEL SAYISINI AZALTMAK

TFF’nin 440 personeline mesleki yeterlik testi yapılarak sayının makul bir seviyeye çekilmesi.

Tabii ki büyük planda esas hedef, herkesin eşit ama bazılarının daha eşit olduğu düzeni tarihe gömmek. Futbolun bazı birimlerinde çöreklenmiş “sadakat” kriterinin yerine “liyakat” esasını koymak. “Benim sözlerim bir gün bilimle çelişirse bilimi seçin” diyen Atatürk’ün emanetine sahip çıkmak. Umarım hep birlikte başarırız bunu.

KAYNAK: HÜRRİYET
Osman Kocaer Haber7.com - Muhabir
Haber 7 - Osman Kocaer

Editör Hakkında

26 Temmuz 1997'de Ankara'da doğdu. Lisans eğitimini 2020 yılında Selçuk Üniversitesi Radyo Televizyon Sinema bölümünden mezun olarak tamamladı. Gazeteciliğe 2017 yılında Konya'da başladı. 2022'nin Haziran ayından itibaren Haber7.com'da mesleki hayatına devam etmektedir.
YORUMLAR 14
  • eğitimci 8 dakika önce Şikayet Et
    Başkanlık imparatora yakışır. Sokak jargoncularına değil. Meleke de reklam peşinde.
    Cevapla
  • Muratgs 8 dakika önce Şikayet Et
    Söylediklerin çok güzel koltukta oturan kişi koltuğu kendi malı zannettiği için biraz zor. Ama güzel olan herşeye ulaşmak zor.uğur hocam sunduğun reçete hasta olan Türk futbolunu ayağa kaldırır.milli takım başarısız oldu diye futbolculara villa vadeden tff başkanı artık ya gitmeli yada gitmeli.
    Cevapla
  • Hakan 9 dakika önce Şikayet Et
    Futbol federasyonu başkanlarının bağımsız olması lazım, şirket sahibi, daha önce herhangi bir kulüpte başkanlık yada herhangi bir irtibatı olmamış olması vs gibi çok daha hassasiyet gösterilebilir
    Cevapla
  • asıl yorum 11 dakika önce Şikayet Et
    Tff hakemlik babalarının çiftliği gibi yakın akraba dolu.
    Cevapla
  • Hasan 14 dakika önce Şikayet Et
    Keske Türk futbolunu böyle kaliteli , bilgili, temiz insanlar yönetse.
    Cevapla
Daha fazla yorum görüntüle