Boyacılıktan Milli takıma...

Hayatı filmlere konu olacak olaylarla dolu olan Sivassporlu Servet Çetin, hem özel hayatına dair anılarını paylaştı hem de sezon sonu Sivas'tan ayrılacağını söyledi...ÖZEL HABER

Boyacılıktan Milli takıma...
Boyacılıktan Milli takıma...
GİRİŞ 31.01.2007 12:50 GÜNCELLEME 31.01.2007 12:50
İBRETLİK HAYAT HİKAYESİ

Sivaslı kapıcı bir babanın oğlu Rıza, Esenler’de gecekonduda oturan Selim Kahveci’nin oğlu Nihat ya da diğerleri. Bir dönem Fenerbahçe’de oynayan Sivassporlu Milli futbolcu Servet Çetin çocukluğunu fakirliğin pençesinde yaşayıp genç yaşta hem para hem şöhret sahibi olan futbolculardan biri.

“YILLARCA KARTAL MEYDANINDA AYAKKABI BOYADIM”
Servet 1981 yılının Mart ayında Iğdır’ın Tuzluca ilçesinde Çetin ailesinin 11. çocuğu olarak dünyaya geldi. İlkokul çağına gelmeden Çetin ailesi İstanbul’a göç etti. Kartal’ın fakir mahallelerinden birine yerleşen Iğdırlı kalabalık aile çoluk çocuk İstanbul’da yaşam mücadelesine girişti. Küçük Servet henüz 10 yaşında ilkokul öğrencisiyken ağabeyleri ve ablalarının aile geçimine yaptıkları katkılara özenip, okul çıkışı boya sandığını kaptığı gibi Kartal meydanında soluğu alıyordu. Akşama kadar meydandaki parkta ayakkabı boyayan çocuk, kazandığı paralarla hem okul harçlığını çıkarıyor hem de eve bir ekmek götürmenin gururunu yaşıyordu.

-Servet senin küçükken ayakkabı boyacılığı yaptığını öğrendik bu doğru mu?
“Biz 11 kardeşiz en küçükleri de benim İstanbul’a göç ettikten sonra maddi sıkıntımız vardı herkes çalışıyordu bana da bir boya sandığı düşmüştü ben de okul çıkışlarında parklarda ayakkabı boyacılığı yapıyordum bunu hiçbir zaman inkar edemem.”

Servet daha ortaokul ve lise yıllarında da boyacılığa devam etti ayrıca yaz tatillerinde mevsimlik işlerde de çalışıyordu bir taraftan da futbol oynayan Servet o günleri işte bu sözlerle anlatıyor:

“1991 yılında hem ilkokula gidiyor hem boyacılık yapıyor hem de Kartalspor’un altyapısında futbol oynuyordum bu lise yıllarına kadar devam etti. Böylece aileme fazla yük olmuyordum. Ortaokulu bitirince meslek lisesine gitmemi böylece iş sahibi olmam gerektiği söylendi ancak meslek lisesine gidersem antrenmanlara yetişemiyordum bu nedenle düz liseye gitmeye karar verdim eğer futbolcu olamasaydım meslek lisesine gitmediğim için belki hala ayakkabı boyacılığı yapıyor olacaktım.”

İŞTE KIRILMA NOKTASI: “BENİ FEYYAZ HOCA KEŞFETTİ”
Servet Kartalspor’da forma şansı bulduktan sonra 18 yaşında profesyonel oldu o sırada Çanakkele Dardanespor ile ikinci ligde aynı grupta mücadele ediyorlardı. Çanakkale’de oynanan bir maç onun hayatının dönüm noktası oldu.

-Servet nasıl oldu da ayakkabı boyacılığı yaparken bir anda genç yaşta şöhretli bir futbolcu oldun?
“Bunu en başta Feyyaz Uçar’a ardından da Rıza Çalımbay’a borçlu çünkü Çanakkale’de oynadığımız bir Çanakkale Dardanelspor-Kartalspor maçında Dardanel’in hocası Fuat Yaman’ın yardımcısı Feyyaz hoca beni dikkatle izlemiş ardından sağolsun diğer haftalarda oynadığım maçları da takip etmiş sonra kendisi Rıza Çalımbay ile beraber Göztepe’ye gitti beni de Rıza hocaya tavsiye edince bir anda kendimi birinci ligde Göztepe forması giyerken buldum.”

“PARA KAZANINCA İLK İŞİM BABAMA EV ALMAK OLDU”

-Servet ailenin maddi durumu mağlum sen futbola başlayıp para kazandıktan sonra ailene ne gibi katkın oldu?
“İlk olarak babama Kartal’da bir ev satın aldım, babam çalışamayacak kadar yaşlı onların bütün geçimini ben sağlıyorum ayrıca benden büyük 10 tane abim ve ablam var abilerime işyeri açtım, diğerlerinin evlerini yaptırdım, şu an üniversite okuyan iki ağabeyim daha var onların okul masraflarını da ben karşılıyorum.”

-Ailenle mi oturuyorsun?
“Bazen onlarla kalıyorum ama genellikle kulüpte kalmayı tercih ediyorum.”

-Para ve şöhret sosyal yaşantında neleri değiştirdi?
“Hiçbir şeyi. Eskiden de Kartal’da oturuyordum şimdi de. Eskiden de çocukluk arkadaşlarımla görüşüyordum şimdi de onlarla görüşüyorum. Tabi arkadaşlarıma bir de takımdaki dostlarım eklendi.

-Eğlence hayatın nasıl. Sonuçta genç ve yakışıklı bir futbolcusun özel hayatında neler yapıyorsun?
“Beni kimse ne Etiler’de ne de başka bir eğlence mekanında göremez sadece Türkü evlerine giderim hayatımda bara birkaç defa mecburen gitmişimdir ben türkü hastasıyım tam bir fanatiğim sadece türkü evlerine giderim. En çok Erdal Erzincan ve Uğur Işılak’ın türkülerini dinlerim, bütün eğlencem budur bir de türkü mp3’lerim var hatta bir gün bilgisayarımda mp3’lerim silindi diye gece hiç uyuyamadan ertesi gün maça çıkmıştım.”

-Fenerbahçe’den ayrıldıktan sonra Sivasspor’a transfer oldun ve yeniden yükselişe geçerek Milli formayı kaptın. Transfer döneminin de gözdesi oldun, Sivasspor’dan ayrılacak mısın?

“Sivasspor’u çok seviyorum ancak sözleşmem sezon sonu bitiyor, sanırım ayrılacağım, durum bunu gösteriyor, beni isteyen bir çok kulüp var, sezon sonu yeni bir takıma transfer olma ihtimalim çok yüksek ancak bu takım hangisi olur onu bilmiyorum.”