Terim'den 20 yıl önceki Terim'e mektup - YAZDIR

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Kupası şampiyonluğunun yıldönümünde 20 yıl önceki kendine bir mektup yazdı.

  • GİRİŞ17.05.2020 03:05
  • GÜNCELLEME17.05.2020 08:45

Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim, UEFA Kupası zaferinin 20. yılında, 20 yıl önceki kendine bir mektup yazdı. 20 yılda yaşananları ve başarılarını anlatan Terim, o gece ne olacağını da nüktedan bir üslupla anlattı, eleştirilere cevap verdi.

İŞTE FATİH TERİM'İN MEKTUBU

Sevgili Fatih, Akşam saatlerinde hayallerinin takımı, vazgeçilmezlerinden biri olan Galatasaray'ın başında, bugüne kadar Türkiye futbol tarihindeki en büyük maça çıkacaksın. Rakibiniz Arsenal, İngiltere'nin en kuvvetli takımlarından biri ve açık konuşalım, dünyadaki birçok kişiye göre bu akşamın favorisi Arsenal. Size pek şans tanınmıyor. Bu mektubu sana, 66 yaşında, futbolun içinde kendisine 20 yıl daha tecrübe katmış ve birçok başarıda payı olan bir futbol insanı olarak yazıyorum fakat senin aklında tabii ki akşamki maçın sonucu var. 

 

 

İNANCIN KAYBETMEYEN BİR TAKIM OLACAK

Biliyorum. O kadar merak ediyorsun, o kadar heyecanlısın ki, saat gece yarısını geçmiş olsa dahi, birazdan yerinden kalkıp, yardımcılarınla beraber muhtemel tüm senaryoları bir kaç kez daha konuşacak ve uyuyamayacaksın. Sana bir sır vereyim, oyuncuların da uyumuyor. Şu an, 10-12 kişi bir arada, onlar da aynı senin gibi biliyorlar ki, akşam sahada ne olursa olsun, inancını kaybetmeyen bir takım olacak.

"METİN OKTAY'IN BABA OCAĞINA GİDİP..."

 

 

"Biraz eskiye gitmek istiyorum, 1974 yılına. Metin Oktay'ın Adana'daki baba ocağına gidip, el öptüğü geceye. Babanın çıkarken Metin ağabeyin kulağına eğilip, 'Evladım sana emanet. Allah utandırmasın, yolunuz açık olsun' diyerek ettiği duanın üzerinden tam 46 yıl geçti. Merak etme, Allah utandırmadı, yolunu da hep açık etti. Sen ise hayal kurdun, hedef koydun ve bunlar için çok çalıştın, vazgeçmedin. Hiç kolay olmadı ama emanet edildiğin yuvayı sen emanet aldın, ona her zaman gözün gibi baktın. Yüreğini ferah tut."

"SENİN KADERİNDE VARDI"

Gaatasaray ile 1974 yılında başlayan ve 11 yıl süren futbolculuk kariyeri sonrasını hatırlıyor musun? Dinlenmek istiyorum, çok yoruldum demiştin kendi kendine. Sana bir haber vereyim, 2020 yılındayız, belki de o günler dinlendiğin son zamanlardı. 1986 Dünya Kupası, Güneş Gazetesine Dünya Kupası izlenimlerini yazacaktın. Ama 2 kişinin yan yana geldiği fotoğrafların gazetelerde röportaja çevrildiği o zamanlarda bile, 'Benim bu organizasyonu yerinde takip etmem gerek' diyerek gitmiştin Meksika'ya. O zaman anlamıştın, senin kaderinde futbol vardı ve bundan asla kopmayacaktın.

 Ankaragücü, Göztepe, Milli Takım... Her biriyle her zaman bir üst seviyeyi yakalamak istedin. Hedeflerin hep yüksekti. İlk gittiğinde kümede kalma mücadelesi veren Ankaragücü'nde 2. sezonda topladığınız puan, hala kulüp tarihindeki en iyi sezonlardan birine karşılık geliyor. Türkiye Olimpik Milli Takımı ile 1993 yılında kazanılan Akdeniz Oyunlarındaki ilk altın madalya, 2020 yılında dahi, ülkenin futbol referanslarından beri.

Kurulan o kadro, sonra ülke futbolunun kaderini değiştirdi. Tüm bunlara rağmen, aklının hep bir köşesinde Galatasaray vardı. Hayallerinin takımı, babanın seni emanet ettiği camia. Futbolu bıraktığın 1985 yılından sonra kulüp tesislerine hiç gitmemiştin, ta ki 1995 yılında Galatasaray'a teknik direktör olana kadar.