'Artık Türkiye için gerçekten doğru zaman'

Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, ''Artık Türkiye için gerçekten doğru zaman olduğuna inanıyoruz. 2023 yılı hedeflerimiz 2020 Olimpiyatları hedefleriyle son derece güzel bir şekilde örtüşüyor'' dedi.

'Artık Türkiye için gerçekten doğru zaman'
'Artık Türkiye için gerçekten doğru zaman'
GİRİŞ 03.07.2013 12:27 GÜNCELLEME 03.07.2013 16:19

Babacan, İstanbul 2020'nin üst düzey heyetinin İsviçre'nin Lozan kentindeki Beaulieu Kongre Salonu'nda Uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) üyelerine yönelik "2020 Aday Şehirler Brifingi"nde basına kapalı gerçekleşen teknik sunumunun ardından basın toplantısı düzenledi.

Toplantıda, Babacan'ın yanı sıra Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, İstanbul 2020 Adaylık Komitesi Başkanı Hasan Arat, İstanbul 2020 CEO'su Ali Kiremitçioğlu, İstanbul 2020 Spor Direktörü Alp Berker ve paralimpik okçu ve İstanbul 2020 Elçisi Gizem Girişmen de hazır bulundu.

Konuşmasına, kendilerini Lozan'da ağırlayan uluslararası Olimpiyat Komitesi (IOC) Başkanı Jacques Rogge'a ve IOC üyelerine teşekkür ederek başlayan Babacan, İstanbul'un vizyonunu sunma ve Türkiye ve 2020 Olimpiyatları'nın ortak geleceğiyle ilgili konuşma imkanına sahip olduklarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.

Babacan, Türk ekonomisine ilişkin bilgi vererek, "Ülkemiz gerçekten çok ciddi bir dönüşüm, gelişim sürecinden geçti. Bundan dolayı da gerkçekten çok hazır olduğumuzu düşünüyoruz" diye konuştu.

Kişi başına düşen GSMH'nin üç katı arttığına dikkati çeken Babacan, Türkiye'nin, diğer ülkelerle karşılaştırıldığında bütçe açığının çok düşük olduğunu vurguladı. Babacan, "Bunu sadece biz değil IMF, Dünya Bankası ve OECD de söylüyor. Türkiye'nin bir sene içinde çok büyüyeceği belirtiliyor" diye konuştu.

Türkiye'nin beşinci kez olimpiyatlara aday olduğunu hatırlatan Babacan, "Artık Türkiye için gerçekten doğru zaman olduğuna inanıyoruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluşunun 100. yılı için bir takım hedefler belirledik. 2023 yılı hedeflerimiz 2020 Olimpiyatları hedefleriyle son derece güzel bir şekilde örtüşüyor" ifadelerini kullandı.

Babacan, bir gazetecinin, "IOC Değerlendirme Komisyonu'nun teknik raporunda, İstanbul'un ulaşım sorunuyla ilgili çekinceleri ifade edildi. Bunun düzelebileceğini düşünüyor musunuz " şeklinde sorusu üzerine Hükümet'in altyapıya çok ciddi yatırım yapacağını vurguladı.

İstanbul'da iki boğaz köprüsünün bulunduğunu, üçüncüsünün de temelinin atıldığını hatırlatan Babacan, İstanbul Boğazı'nın altından geçen tüneli ve arabaların güzergahı olacak bir başka tünelin de inşa edileceğini, ayrıca 3. havalimanı projesinin bulunduğunu belirtti.

İstanbul 2020'ye yönelik çok ciddi mühendislik projelerinin yapıldığını dile getiren Babacan, "İlk defa olimpiyatlara aday bir ülke 7 sene öncesinden ulaştırmayla ilgili planını hazırlamış durumda" diye devam etti. Babacan, bu kapsamda yapılacak yeni yolları anlattı.

Türkiye'nin, 2020 hedeflerinin farkında olduğunu vurgulayan Babacan, olimpiyatlara yaklaşıldığında Türkiye'nin ev sahipliğine tam anlamıyla hazır olacağını sözlerine ekledi.

TOKİ'nin yapacağı olimpik tesisleri de kısaca anlatan Babacan, "TOKİ aslında her sene 5 olimpiyat köyü büyüklüğünde inşaat yapıyor. İnşaat konusunda bir sorunumuz yok. Vaatlerimiz bizim için sorun teşkil etmeyecektir" diye konuştu.

Gezi Parkı odaklı gelişmeler

Babacan, yabancı bir gazetecinin, "Yaptığınız teknik sunumun ardındanki soru-cevap bölümünde, size karşı IOC üyelerinin Gezi Parkı protestolarıyla ilgili bir soru yöneltmediği yönünde bir duyum aldık. Bu kasti bir politika mıydı " sorusu üzerine, IOC üyeleriyle yapılan görüşmelerin gizliliğine dikkati çekti.

Soru-cevap bölümünün, son derece başarılı geçtiğine işaret eden Babacan, "Kendi konuşmamda protestolarla ilgili bir sunum yaptım. Ancak daha sonrasında herhangi bir soru gelmedi" diye konuştu.

Türkiye'nin sürekli olarak demokrasisini geliştiren bir ülke olduğunun altını çizen Babacan, her konuda olduğu gibi hukukun üstünlüğü konusunda da büyük gelişmeler yaşandığını vurguladı. Babacan, Gezi Parkı odaklı gelişmelerle ilgili olarak, şunları söyledi:

"Şiddet içermeyen barışçıl protestolar elbette temel insan hakkıdır ve bu konuyla ilgili bir sorunumuz bulunmamaktadır. Sağlıklı demokrasilerde barışçıl gösteriler bir gerçektir. Türkiye'nin genç ve dinamik bir nüfusu var. Aynı zamanda yükselen bir geliri var. İnsanlar, bu protestolara işsizlik ve temel haklar için dökülmediler sokağa. Bu, asla sosyal veya siyasi istikrarsızlık olarak görülmemeli. Eylemlerde yer alan ve farklı istekleri olan farklı grupları dinledik. Şimdi de neler yapabiliriz diye stratejiler belirlemeye çalışıyoruz. Ancak şiddet kabul edebileceğimiz bir şey değil.

Kalabalıklara karışmış birtakım yasadışı gruplar vardı. Bu gruplar arabaları yaktılar, mağazaların camlarını kırdılar, polis araçlarını devirdiler. Bunlarla ilgili soruşturmalar sürüyor. Herkesi dinledik, analiz yapıyoruz. Bizim bu insanları daha iyi anlamamız ve stratejiler geliştirmemiz gerekli."

Türk halkının desteğinin, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'nin arkasında olduğuna dikkati çeken Babacan, kapsayıcı bir hükümet olduklarını, kendilerine oy vermeyen halkı da temsil edip, kucakladıklarını belirtti.

Başbakan Yardımcısı Babacan, ABD'li bir gazetecinin, "Hükümetiniz, hep yasa dışı gruplara atıfta bulundu. ABD'de böyle gruplar yok. Tam olarak neyi anlatmak istediniz" sorunu da "Bu tespitinize şaşırdım çünkü sizin hükümetiniz ve güvenlik birimleriyle, her ülke gibi biz de yakın çalışırız. Tüm dünyada bu böyledir. Örgütlerle başa çıkmak. ABD'nin ve bizim önceliklerimiz arasında gelir. Bahsettiğimiz yasa dışı gruplar, Ankara'da 3-4 ay önce ABD Konsolosluğu'nun bombalanmasına da dahil olmuş gruplardan biriydi. Herhangi bir şekilde bu tür riskleri almamamız gerekiyor" şeklinde cevapladı.

Babacan, bir başka gazetecinin, "Protestolar süresinde Başbakanınızın sosyal medyaya gösterdiği tepki, AB yetkililerince endişelendirici olarak yorumlandı. Bu konuda ne düşünüyorsunuz " sorusu üzerine de Türk medyasıyla ilgili genel bir bilgi verdikten sonra şöyle devam etti:

"Türkiye, sosyal medyanın en fazla kullanıldığı ülkelerden biri. Sayın Başbakanımızın 3 milyon takipçisi var. Şunu gördük ki birtakım yasadışı gruplar sosyal medyayı provakaspon amaçlı kullanıyorlar. Bu yüzden bunu incelememiz gerekiyor. Herbir birey, kendi başına yayıncı gibi tüm dünyada bu böyle. Bu konuda doğru ve kapsayıcı politikilar belirlemeliyiz."

Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç, Akdeniz Oyunları'nın Türkiye'nin Olimpiyat Oyunları'na adaylığına etkisi konusunda, her iyi organizasyonun bir diğer organizasyonu iyi yönde etkilediğine inandığını söyledi.

Kılıç, Türkiye'nin Akdeniz oyunlarını düzenlemekteki başarısı ile ilgili soruya, "Her iyi organizasyon bir diğer organizasyonu iyi yönde etkiler, buna inanıyorum. Her mükemmel organizasyonun da bir diğer organizasyona mükemmel etkisi olacaktır" dedi.

Olimpiyatların dünyanın tanıklık ettiği en büyük organizasyon olduğuna işaret eden Kılıç, Akdeniz Oyunları'nın düzenlendiği Mersin'in bu yolda bir fragman olarak kabul edilebileceğini kaydetti.

Kılıç, "Dostlarımızın bize söylediği, Mersin'de iyi hatta mükemmel bir organizasyon başardığımız yönünde. Elbette Olimpiyat Oyunları ve Paralimpik Oyunlar, Akdeniz Oyunları ile kıyaslanamayacak kadar büyük bir organizasyon şeması, daha büyük bütçeler ve çok daha yüksek tempoyla çalışmayı gerektiriyor. Mersin'de 18 ayda bu sınavdan başarıyla çıktık. Olimpiyat Oyunlarını ve Paralimpik Oyunları da o deneyimle ve tüm sektörlerin becerisiyle başarabileceğimiz kanaatindeyim" diye konuştu.

Hasan Arat

İstanbul 2020 Adaylık Komitesi Başkanı Hasan Arat da brifingin soru-cevap kısmının planlanandan daha kısa sürmesi konusundakisoru üzerine adaylık çalışmalarını hükümet, iş çevreleri, sivil toplum ve üniversitelerle hep beraber yürüttüklerini söyledi.

Türkiye 1992 yılında ilk kez olimpiyatlar için başvurduğu günden bugüne kadar Türkiye'nin gayrısafi milli hasılasının çok iyi bir gelişme gösterdiğini belirten Arat, gayri safi milli hasılanın 2020 yılında 2 trilyon dolara ulaşmasının tahmin edildiğini söyledi. Bunun Türkiye'nin adaylığının nereden nereye geldiğini de gösterdiğine işaret eden Arat, bu gelişmenin bütün hükümet kurumlarının çok iyi bir iş çıkardığını da kanıtladığını kaydetti.

''Ülkemizle gurur duyuyoruz''

Paralimpik okçu ve İstanbul 2020 Elçisi Gizem Girişmen ise Türkiye'nin 2020 yılında İstanbul'da Olimpiyat düzenlemesi fikrinden dolayı çok heyecan duyduğunu söyledi.Türkiye'nin bu konuyla ilgili deneyimleri ve fikirleri bulunduğuna işaret eden Girişmen, ''Ülkemizle gurur duyuyoruz. Oyunları yapma düşüncesinden dolayı çok mutluyuz. Bütün atletleri Türkiye'de ağırlamaktan mutluluk duyacağız" dedi.

Basın toplantısına İstanbul 2020 CEO'su Ali Kiremitçioğlu ve İstanbul 2020 Spor Direktörü Alp Berker de katıldı.

YORUMLAR İLK YORUM YAPAN SEN OL